Otuz Altı Dramatik Durum
Gozzi, dünyada yalnızca otuz altı dramatik durum olabileceğini iddia ediyordu. Schiller, daha fazlasını bulabilmek için büyük acılar çekti ama Gozzi kadarını bile bulamadı.
Goethe
Yazar Georges Polti, kitabına işte bu kışkırtıcı alıntıyla başlıyor. Çoğumuz böyle bir saptama karşısında harekete geçme eğilimi duyabilir ve elimize kağıdı kalemi alıp, bir liste çıkarmaya başlayabiliriz. Ama sözü söyleyenin Goethe gibi, gerçek bir hayal gücü üstadı olması, insanın cesaretini kırıyor.
Konvansiyon’u ileri düzey okumaları teşvik amaçlı bir blog olarak tasarladıysam da, kitabın tanıtımına girişmeden evvel, “dramatik durum” kavramına kısaca değinmeden edemeyeceğim. Zira yeni başlayanların da konuya hepten yabancılaşmasını istemiyorum.
Malumunuz, çatışma, bir öykünün hammaddesidir. Çatışmanız yoksa kahramanınıza mücadele alanı yaratamazsınız. Ve mücadele alanı yaratamadığınızda, okuması yahut izlemesi pek keyif vermez. Tabii ki söylediklerim, kısa yahut uzun vadede kitlelere sunmak üzere tasarlanan öyküler için geçerli. “Ben yazar, ben okurum” diyorsanız, alın elinize kağıdı kalemi ve kimseleri düşünmeden, rahatça içinizi dökün. İyi bir rahatlama yöntemi olabilir.
Dramatik durumsa, çatışmanın hammaddesidir. Hayatın içinde, kahraman(lar)ı, harekete geçmeye mecbur kılan bir durumdur. Bu, bir komutanın emri olabileceği gibi, kahramanın, ailesini bir felaketten kurtarma dürtüsü yahut özgüvenini yeniden kazanma çabası da olabilir. Kahramanın aldığı emri uygulamasını, ailesini felaketten kurtarmasını veya özgüvenini yeniden kazanmasını engelleyecek bir kişi ya da herhangi bir şey ortaya çıktığı anda denklem tamamlanır. Artık elimizde dramatik bir durum vardır. Kahraman, hedefine ulaşabilmek için engelle çatışmaya mecburdur.
Şu anda, çatışma yaratmanın yöntemleri üzerine bir makale yazmadığımızdan, konuya daha derinlemesine girmeyeceğim. Ama sanırım, temelleri hakkında bir fikir edinmişsinizdir.
Baştaki alıntıya geri dönelim. Otuz Altı Dramatik Durum’un yazarı Georges Polti, adı geçen büyük edebiyatçılarla bir inatlaşmaya girip daha fazlasını bulmaya çalışmış mıdır bilmiyorum. Ancak çalıştıysa da sonunda pes etmiş ve kitabı, kendi ifadesiyle, “Gozzi’nin çabalarını daha ileri taşımak” amacıyla kaleme almış. Ve sayfalar boyunca, hayatın içinden, dramatik durum yaratmaya müsait otuz altı karşılaşmayı mitoloji, edebiyat ve tiyatrodan örneklerle formüle etmiş.
Oedipus’tan Hamlet’e, Jean Valjean’dan Icarus’a, kahramanları kahraman olmaya zorlayan koşulların bir listesini çıkarmış. Yanılgıdan Kaynaklı Kıskançlık, Tutku Adına Her Şeyin Feda Edilmesi, Akrabaların Düşmanlığı, İsyan gibi başlıklar altında, zaman zaman faydalanılacak, dikkate alınacak bir referans oluşturulmuş.
İlk baskısını yaptığı 1916 yılından bu yana çeşitli tartışmalara konu olsa ve olumlu-olumsuz pek çok yorum alsa da bu kitap, yazarlık zanaatının önemli kaynaklarından biri durumunda. Pek çok eğitimci, bu eseri öğrencilerine öneriyor. Ve pek çok uzmansa Polti’yi, sanatı katı bir sınıflandırmanın içinde mekanize etmekle suçluyor. Şu soru geçerliliğini elbette ki korumakta: Neden otuz altı tane? Daha fazlasının bulunduğunu iddia eden kimselerin varlığını da yeri gelmişken not düşelim.
Bendeniz bu tartışmalara ortak olmayı pek istemesem de Otuz Altı Dramatik Durum’u, öykülemeye ilgi duyan herkes için, en azından incelemeye değer buluyorum. En nihayetinde karar okuyucunun.
Eseri merak etmeye başlayan ziyaretçilerim içinse bir iyi, bir de kötü haberim var. İyi haber, kitap artık telif haklarından muaf durumda. Dolayısıyla, İnternet’ten tamamen ücretsiz ve legal olarak indirilebiliyor. Kötü haberse, henüz Türkçe baskısı yok ve İngilizcesi çok ama çok ağır.
Velhasıl, İngilizcesi çok ama çok iyi olanları şuraya buyur edelim. Diğerleri, kitabın çevirisini tamamlamamı beklesinler. Bu da kötü haberin tesellisiydi.