Dead Of Night
Bunun ne kadar farkındasınız bilmem ama bağımsız kitap yayıncılığı, özellikle rol yapma oyunları alanında müthiş bir atılım gerçekleştiriyor. Indie Press Revolution ya da RPGNow gibi siteleri düzenli olarak takip edenler beni mutlaka onaylayacaktır ama bu yöne doğru biraz daha dikkat çekilmesinde yarar görüyorum. Ve sanırım bunun için elimden gelenin en iyisi, bu atılımın en yeni ürünlerinden Dead Of Night hakkında ayrıntılı bir inceleme yazmak olacak.
Dead Of Night, Steampower Publishing‘den Andrew Kenrick‘in imzasını taşıyor. Sistemin amacı, B Film ve korku sineması atmosferini masaüstünde yaşatabilmek. “Kamp ateşi çevresinde anlatılan ürpertici öykülerin hissini” ve ne kadar dalga geçsek de kopamadığımız film klişelerini canlandırma fikrine odaklanarak tasarlanmış. Bu türden filmlerin büyük bir hayranı olarak, oyunun derhal ilgimi çektiğini söyleyebilirim.
Önce Genel Bir Bakış
Dead Of Night aslında 2005′ten beri var olan bir oyun. Ama yakın zaman önce köklü bir revizyondan geçmiş ve inceleme fırsatı bulduğum ikinci sürümü piyasaya sürülmüş. Bu ikinci sürüm için kitabın görsel tasarımını hazırlama görevi Paul Bourne‘a verilmiş ki bunun çok doğru bir karar olduğunu, ön kapaktan arka kapağa dek, kitabın her yerinde görebiliyorsunuz. Kendisi gerçekten çok başarılı bir sanatçı. Kitabın genel mizanpajı yanında, temaya çok uygun, hayali film afişleri hazırlamış ve arzu edilen atmosferi çok iyi yansıtmış.
Görsellerdeki bu yüksek kalite, kitabın bu işten gerçekten anlayan profesyonellerin elinden çıktığı izlenimini veriyor. Ve kitabın tamamını satır satır okuduktan sonra söyleyebilirim ki bu izlenim, daha derinlemesine bir incelemede de kaybolmuyor.
Çok sayıda masaüstü RPG sistemini inceleyenler bilir, bazen bir sistemin karmaşıklığı yanında bilgilerin sunumundan kaynaklanan belirsizlikler, oyunun kurallarını iyice anlaşılmaz hale getirebilir. Ancak Dead Of Night’ta bu durumla kesinlikle karşılaşmıyorsunuz. Oyunun tüm kuralları, son derece derli toplu sunulmuş. Gereken tüm bilgileri edinirken aklınızda hiç boşluk kalmıyor. Her bir kuralın olası kullanımları ve istisnaları hemen sunulmuş. Böylece hangi durumda nasıl bir yol izlemenin uygun olacağını kestirmekte zorlanmıyorsunuz.
Ayrıca, cinsiyeti bilinmeyen kişiler söz konusu olduğunda o kişiden, ilerici bir ön kabulle “She” zamirini kullanarak bahsetmeyi yeğlemişler ki bu tavrın desteğe layık olduğuna inanıyorum. Bağımsız yayıncılıkta buna sıklıkla rastlıyoruz ve bu tercihi çok olumlu buluyorum.
Peki Ya Kurallar?
Öncelikle, bağımsız RPG’leri D&D, Pathfinder ve WOD başta olmak üzere büyük sistemlerden ayıran temel unsurun kuralları olduğunu söyleyebiliriz. Büyük sistemler büyük çaplı epik maceralar ve gerçekçiliği andıran olasılık hesapları için kural setleri sunuyor. Buna karşılık bağımsız oyunlar -futbol tabiriyle haddini bilerek oynuyor- diyebiliriz.
Genellikle dar bir alana/temaya odaklanıyor ve bu dar alandaki neredeyse tüm durumları kapsayacak, ana akımda kolay kolay görülemeyecek düzeyde ayrıntılı ve esprili bir yapı geliştiriyor. Bu alanın/temanın dışına çıkıldığında eksik kalabiliyorlar ama siz de farklı bir tema için farklı bir oyun/sistem alternatifi aramanız gerektiğini biliyorsunuz.
Evet, Dead Of Night’ta karşılaştığımız durum da aynen budur. Sistem, B Film ve korku sineması türlerine gerçekten temas edebiliyor. “Karakter” teriminin, oyun jargonu içinde “Kurban” diye ifade edilmesi bunun bir örneği. Ama sanırım, bunun en çarpıcı sunumu, Survival Point mekaniğinde ortaya çıkıyor.
Survival Point, pek çok RPG’den alışık olduğumuz Hit Point‘in yanı sıra daha az sayıda RPG’de rastladığımız Sanity Point kavramlarını birleştiriyor. Ama bununla kalmıyor, kimi durumlarda aracınızdaki benzinin, yahut silahınızdaki merminin miktarı gibi unsurları ölçmekte kullanılabiliyor. Örnek vermek gerekirse, bir kurtadamla karşı karşıyaysanız ve elinizde 5 gümüş merminiz varsa bu durumu 5 Survival Point diye tanımlıyoruz. Burada somut bir akıl ya da beden sağlığı yerine insanın kurtadam karşısındaki kazanma ya da hayatta kalma şansına odaklanıyoruz.
Ya da Walking Dead‘in ikinci bölümündeki meşhur zombi kamuflajı sahnesini düşünelim. Zombilerin arasında yürüyen karakterlerin üzerindeki zombi kokusunun miktarı, onların Survival Point’i olarak düşünülmeli. Yağmurla birlikte bunu kaybediyor ve canlarını zor kurtarıyorlardı.
Survival Point kısaca, öyküdeki rolünüzün sonuna ne kadar yaklaştığınızı ifade ediyor.
Ancak Survival Point’ler aktif olarak da kullanılabiliyor. Yani belirli noktalarda bir Survival Point feda ederek çeşitli avantajlar elde edebiliyorsunuz. Örneğin karanlık bir ortamda “Şimdi hatırladım, benim çantamda bir el feneri olacaktı” dediğinizde, bir Survival Point harcayıp onu orada bulabiliyorsunuz.
Söz konusu Survival Point’leri kazanmak olunca, Dead Of Night, B Filmlere gerçekten selam duruyor. Kural setine göre bir karakter kendisini yahut grubunu film klişelerine uygun olarak tehlikeye atması durumunda bir Survival Point kazanıyor.
Elbette burada yer veremediğim çok sayıda Survival Point kazanma ve kaybetme yöntemi mevcut.
Survival Point’in yanı sıra oyun yöneticisinin gücünü sınırlayan ve ona yol gösteren Tension Point, karakterleri işleri batırmaya yöneltip daha bir eğlenceli hale getiren Bad Habits gibi unsurlarla Dead Of Night, çok sade ama işlediği temaya çok uygun bir yapı sunuyor. Kurallara çok hakim bir GM, oyuncuların bilmesi gereken her şeyi 15-20 dk. içinde rahatlıkla anlatabilir. Karakter yaratımları da her oyuncu için 15′er dakikayı geçmeyecektir. 2 tane de 10′luk zarınız varsa tamamdır.
Nasıl Bir Oyun Deneyimi?
Oyuncuların canlarına kast eden bir katilin, hayaletin yahut canavarın da yaratımıyla, bir Dead Of Night seansına hızla başlamak mümkün. Odaklandığı türün klişelere ve kötü fikirlere dayanması sayesinde çok incelikle düşünülmüş orijinal buluşlara da ihtiyacınız olmuyor ve her bir seans için gereken hazırlık minimum düzeyde kalıyor. Böylece oyun buluşmaları, convention’lar başta olmak üzere, bir grup insanın tek seanslık oyunlar oynamak üzere toplandığı sosyal ortamlarda harika bir alternatif haline geliyor.
Ayrıca, bir arkadaşınızın evinde 4-5 kişi toplandıysanız ve yapacak şey bulamıyorsanız, derhal bir Dead Of Night seansına başlayabilirsiniz ve geceniz epey eğlenceli geçebilir. Total Party Kill gibi, pek çok RPG’de kaçınılması tavsiye edilen bir durum, teen slasher türünün canlandırıldığı bir oyunda eğlence haline gelebiliyor. Zombiler tarafından ısırılıp kendisi de bir zombiye dönüşen oyuncunun masadan kalkması gerekmiyor. Zombi olarak oyuna devam edebiliyor. Ve Tension Point mekaniği, GM’e farklı anlarda nasıl bir atmosfer yaratması, senaryo ne zaman ve nasıl ilerletmesi gerektiği konusunda çok bağlayıcı olmayan ama kesinlikle faydalı önerilerde bulunuyor.
Dead Of Night sisteminin en iddialı olduğu konulardan biri bu hızlı yapısı. Ve kitabın neredeyse yarısında GM’lere bu açıdan yararlı olacak makalelere yer verilmiş. Bu noktada Andrew Kenrick’e çok sayıda oyun tasarımcısı, yazarı ve GM katılmış. Farklı insanların tarzlarını, önerilerini okuyarak kendinize uygun bir tarz yaratmanız mümkün. Toolbox Of Terror başlıklı bölümü, farklı canavar ve korku türlerinin oyunculara nasıl sunulması gerektiği konusunda, her türlü sisteme uyarlanabilir fikirler veriyor.
Sonuç Olarak
Henüz bir seans oynama/oynatma fırsatı bulamamış olsam da Dead Of Night’ın bir ürün olarak beni gayet tatmin ettiğini söyleyebilirim. Ödediğim parayı kesinlikle hak ettiğini hissettiren, harika bir kitap okudum. Yalnızca B Film klişelerini derledikleri liste bile insanı gülümsetmeye yetiyor. Ve evet, bunca sözün üzerine bu oyunu herkese tavsiye ediyorum. Bir zamanların VHS furyasına, o parazitli, cızır cızır kayıtlara çeşitli kanalların gece yarısı sonrası yayınladığı ipten kazıktan kopmuş filmlere özlem duyuyorsanız eğer, Dead Of Night’a mutlaka bir şans verin.
Oyunun 7 sayfalık PDF önizlemesine şuradan ulaşabilirsiniz. Satın almak isteyenler de şöyle buyursunlar. Ayrıca, 2005 yılından sonra, oyunun ilk sürümü için çıkan ek senaryolar da PDF satış sistemlerinde bulunabiliyor. Onlara da göz atmanızı öneririm. Örneğin Night Of The Santa Claws adlı macera ücretsiz olarak şuradan dağıtılıyor.
En kısa zamanda bir masa açabilirsek, onun raporunu da burada paylaşacağım. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler. Özgürlüğünden de kalitesinden de taviz vermeyen bu harikulade kültüre ilginizi biraz olsun çekebildiysem ne ala.
Tarih:26 Kasım 2010 Saat:01:33
Ellerine sağlık Aydın, çok güzel bir inceleme olmuş. Hem sisteme, hem de rol yapma imkanlarına aynı anda değinmişsin.
Oyun bana “All Flesh Must Be Eaten”ı hatırlattı. Bir de küçük bir ek; Steampower Publishing, sadece Andrew Kenrick’ten oluşuyor. Andrew Kendrick, zamanında Red Dwarf’un masaüstü oyun kuralları kitabını da yazmıştı. Şu anda 2-3 dolar gibi bir fiyata satılıyor bu kitabı da.
Tez zamanda WoI’de bir Dead of Night oyunu görür müyüz senden?
Tarih:26 Kasım 2010 Saat:09:22
Beğendiğine sevindim Can. WOI’de ve atölyelerde ortaya çıkan güzel bir enerji var. Açıkçası bunun yazılı bir mirasın yaratılmasına da katkıda bulunmasını isterim.
Evet, oyun özellikle zombilere odaklanıldığında All Flesh Must Be Eaten’a çok yaklaşıyor. Ama onunla birlikte lanetli evler, hayaletler, slasher katilleri, Freddie Krueger benzeri ölümden dönenler ya da Alien gibi farklı canavar türlerini de kapsıyor.
Andrew Kenrick indie piyasasının özel adamlarından biri kanımca. GUMSHOE sistemini ve Cthulhu mitosu konulu çeşitli kitaplar yazan Robin D Laws, Trail Of Cthulhu’nun yazarı Kenneth Hite gibi insanlarla bu camia çok güzel yerlere gidiyor. Bu yazıyı yazmaktaki esas amacım da buydu zaten. Bu adamlara ve bu piyasaya biraz dikkat çekebilmek. Ve Red Dwarf’u hatırlattığın çok iyi oldu. Şimdi bakınca sahiden ilgimi çekti. O konuda biraz eğiteyim kendimi.
Ve son olarak, evet, en kısa zamanda, mümkünse önümüzdeki WOI’de bir Dead Of Night masası açmak istiyorum.