<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konvansiyon &#187; Öykü</title>
	<atom:link href="http://konvansiyon.net/category/oyku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://konvansiyon.net</link>
	<description>Mitoloji, sanat ve biraz da hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2009 19:26:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
		<item>
		<title>Görünmez El</title>
		<link>http://konvansiyon.net/gorunmez-el/</link>
		<comments>http://konvansiyon.net/gorunmez-el/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 17:23:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[bilim-kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Utku Tönel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[Bu öyküye, İnternet&#8217;te gezinirken, yazarı Utku Tönel&#8216;in Edebiy.at adlı blogunda rastladım ve okuduktan sonra derhal bir eleştiri, daha doğrusu yorum metni kaleme almam gerektiğini hissettim. Böylece hem öykünün tanıtımına yardımcı olabilirim, hem de çabalarının birileri tarafından ciddiyetle takip edildiğini göstererek, yazarı daha fazla ürün vermeye teşvik edebilirim diye düşündüm. Vakit kaybetmeden başlayalım&#8230; Görünmez El, uzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; "><a href="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/04/gorunmez-el.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-559" style="margin-left: 20px;" title="Görünmez El" src="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/04/gorunmez-el.jpg" alt="Görünmez El" width="150" height="213" /></a></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Bu öyküye, İnternet&#8217;te gezinirken, yazarı </span><strong><span style="color: #000000;">Utku Tönel</span></strong><span style="color: #000000;">&#8216;in </span></span><a href="http://kendime.blogspot.com/" target="_blank"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Edebiy.at</span></strong></span></a><span style="color: #000000;"> adlı blogunda rastladım ve okuduktan sonra derhal bir eleştiri, daha doğrusu yorum metni kaleme almam gerektiğini hissettim.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Böylece hem öykünün tanıtımına yardımcı olabilirim, hem de çabalarının birileri tarafından ciddiyetle takip edildiğini göstererek, yazarı daha fazla ürün vermeye teşvik edebilirim diye düşündüm.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Vakit kaybetmeden başlayalım&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Görünmez El</span></strong><span style="color: #000000;">, uzun yıllar boyunca taksicilik yapan kahramanımız Murat&#8217;ın emeklilik hakkını kazandığı gün başlıyor. Komşusu Ozan&#8217;ın ve gizemli bir hırsızın da eşliğinde okuru, geleceğin, hem de epey bir geleceğin İstabul&#8217;unda keşfe çıkarıyor.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span id="more-543"></span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Esasında tüm bilim-kurgu öykülerinin, insanları zaman ve/veya mekân boyutundaki bir sıçramayı keşfe davet ettiğini söylememiz mümkündür. Ve bunun için, atmosfer yaratma teknikleri baskın biçimde kullanılır.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Öyküde dikkatimi ilk çeken, yazarın bu alandaki başarısı oldu. Kurgulanan dünyaya geçmek için birkaç paragraf yeterliydi desem yeridir.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Sanırım bu başarıda ana etken, yerel kültürün öyküye itinayla yedirilmesi. Henüz okumayanlar için heyecanını kaçırmadan bazı ayrıntılar verelim. Görünmez El&#8217;in İstanbul&#8217;unda otomobiller, artık </span><strong><span style="color: #000000;">&#8220;hızır&#8221;</span></strong><span style="color: #000000;"> diye anılıyor. Uçabilen ve oldukça süratli bu araçların markaları da tanıdık: Murat, taksi olarak bir </span><strong><span style="color: #000000;">Anadol</span></strong><span style="color: #000000;"> modeli kullanıyor. </span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Otostopçunun Galaksi Rehberi&#8217;nde de benzerlerine rastladığımız </span><strong><span style="color: #000000;">&#8220;rüyamatik&#8221; </span></strong><span style="color: #000000;">gibi adlandırmalarla, nerede olduğumuzu ve çevremizi saran nesneleri kolayca algılayabiliyoruz. Yalnız, hızırların model numaraları dört değil, iki rakamlı olsa, sanırım biraz daha şık dururdu.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Aşinalık hissettiğimiz unsurlar bizi öyküye ısındırırken, sürpriz öğeleri de başarıyla kullanılmış. Murat&#8217;ın sabahın erken saatlerinde taşıdığı müşterisi, bunun iyi bir örneğiydi. Bundan fazlası da mevcut ama ayrıntının dozunu kaçırmaktan korkuyorum. Okuyun, görün.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Ancak öykünün en sonu, bilinçli mi bilinçsiz mi yapılmıştır emin değilim, kendisini bir yerden sonra hissettiriyor. Sonunda pek de şok olmuyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Peki, bu büyük bir sorun mu? Bence hayır çünkü şok etmek, <strong>Görünmez El</strong>&#8216;in öncelikli amacı değil. Bunun yerine yazar, öykünün her yanına serpiştirdiği göndermelerle ve sonlara doğru yoğunlaştırdığı fikirleriyle, aslında <strong>insana dair bir şeyler anlatmayı</strong> hedef seçmiş.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Ve bu noktada, bence hem övgüyü hem de uyarıyı hak ediyor.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Öncelikle, göndermeleri çok yerinde ve kararında buldum. Ayrıca, insanın ekonomi karşısındaki algısı ve hisleri de bana göre oldukça güzel tanımlanmış. Hırsızlarla sanatçılar arasındaki şu benzetmeyse gerçekten hoştu:</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">&#8230;her ikisi de görünüşte anarşisttir, ikisi de işlerini yaparken diğerlerine görünmemeye dikkat ederler, her ikisinin de zengin olmak isteyenleri sanat hırsızlığı yapar&#8230;</span></strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Ancak bir konuda bazı uyarılarda bulunmam gerektiğini düşünüyorum: <strong>İrade</strong>&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Öykünün ana konusunu oluşturan bu olgu, öyle tartışma konusudur ki üzerinde incelikle düşünmelidir. Utku Tönel de bence gayet incelikle düşünmüş ve çoğunlukla katıldığım mesajlar vermiş. Ancak bunları ifade ederken kullandığı kimi cümleler, mesajın algılanmasında sorunlar yaratabilir. Örnek vermek gerekirse, </span><strong><span style="color: #000000;">&#8220;Özgür iradeleri yoktu demeyeceğim ama belli ki ondan vazgeçtiler&#8221;</span></strong><span style="color: #000000;"> cümlesi (s.16), kimi zihinlerde çok yanlış anlaşılmaya açık. Ve belki de fikirlerin doğrudan söylenmesi yerine göndermelerde olduğu gibi satır aralarına gizlenmesi daha iyi bir yöntem olabilir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Daha somut bir alana geçiş yapalım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkçeyi çok özenli kullandığı için yazara teşekkür etmeyi borç biliyorum. Kendisi dile hakim olduğu kadar hassas da davranmış. Bu açıdan, öykü benden tam puan alıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Bir de anlatıcı kişi kipindeki geçişler konusuna sanırım değinmeliyim.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Yazarın, anlatı tekniklerini geliştirmek adına böyle bir deneme yapmasını çok yararlı buldum. Her zaman için daha iyisi aranmalı ve sınırlar zorlanmalıdır. Ancak bu denemenin çok başarılı sonuç verdiğini söyleyemiyorum. Sorunu tarif etmekte zorlansam da bu geçişler sırasında bir şeylerin kulağımı tırmaladığını fark ettim. Cesaret kırmayı asla istemem. Bence bu yöntem üzerindeki araştırmaları ve çabaları devam etmelidir ama yazarın hedefi, bu kulak tırmalamasını ortadan kaldırmak ya da en azından hafifletmek olmalıdır.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Diyaloglardaysa sıradışı bir uygulamaya gidilmemiş. Ama oldukça akıcı bir düzey yakalandığını kendi adıma söyleyebilirim. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Toparlamak gerekirse&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Kitap evlerinin raflarına göz gezdirirken neredeyse hiç rastlamasak da, İnternet&#8217;te amatörler, bu ülkeye ait bir bilim-kurgu edebiyatı geliştirmek üzere, kanımca çok saygın bir çaba sarf ediyorlar. Ve ben de bu çabalara elimden geldiğince katkıda bulunabilmek istiyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Üretime doğrudan katılan insan sayısı, her ne kadar istediğimiz düzeye ulaşmadıysa da gittikçe artıyor ve e-dergilerin sayfalarını beslemeye şimdilik yeterli. Ancak dolaylı yardımlarda bulunan, yazar adaylarına know-how ve eleştiriyle destek verenlerin sayısı yok denecek kadar az.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Utku Tönel</span></strong><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">&#8216;e ve </span><strong><span style="color: #000000;">Görünmez El</span></strong><span style="color: #000000;">&#8216;e, naçizane yorumlarımla biraz olsun omuz verebildiysem ne mutlu. Sonuç olarak, yayın evi sahibi olsam, kendisine sözleşme önermeyi ciddi ciddi düşünürdüm.</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Öykünün PDF biçimindeki tam metnine </span><a href="http://kendime.blogspot.com/2008/06/ekitap-grnmez-el.html" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şuradan</span></strong></a><span style="color: #000000;"> ulaşabilirsiniz.</span></span></span></p>
<p><a href="http://konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konvansiyon.net/gorunmez-el/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>And they lived happily ever after&#8230;</title>
		<link>http://konvansiyon.net/and-they-lived-happily-ever-after/</link>
		<comments>http://konvansiyon.net/and-they-lived-happily-ever-after/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 01:11:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Canavar]]></category>
		<category><![CDATA[Geppetto]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel ve Çirkin]]></category>
		<category><![CDATA[Kibritçi Kız]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[peri]]></category>
		<category><![CDATA[Pinokyo]]></category>
		<category><![CDATA[Rapunzel]]></category>
		<category><![CDATA[Shrek]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuyan Güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı Çoban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Birkaç yıl önce bitirme projem için küçük bir öykü yazmıştım. Başrolünde Pinokyo vardı ve Shrek serisinde olduğu gibi, alternatif bir akışla, bilinen pek çok masal kahramanını bir araya getiriyordu. Shrek kadar güldürü ağırlıklı değildi ama bir bakıma eğlenceli buluyordum. Zaman içinde bu öyküye daha da kanım ısındı. Ve geçenlerde tembelliğimi yenip metni elden geçirdim. Biraz tamirat ve biraz süslemeyle her şey güzelleşebiliyor. Siz de bir bakın, umarım beğenirsiniz.</p>

<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir zamanlar, yani develerin eğri boyunlu ve meyvelerin hala tatlı olduğu; şimşeğin şimşek, güneşin güneş bilindiği zamanlarda; anladınız işte, zamanın hala zaman olduğu zamanlarda, Geppetto adında yaşlı bir marangoz yaşarmış...</strong></p>
</blockquote>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Birkaç yıl önce bitirme projem için küçük bir öykü yazmıştım. Başrolünde Pinokyo vardı ve Shrek serisinde olduğu gibi, alternatif bir akışla, bilinen pek çok masal kahramanını bir araya getiriyordu. Shrek kadar güldürü ağırlıklı değildi ama bir bakıma eğlenceli buluyordum. Zaman içinde bu öyküye daha da kanım ısındı. Ve geçenlerde tembelliğimi yenip metni elden geçirdim. Biraz tamirat ve biraz süslemeyle her şey güzelleşebiliyor. Siz de bir bakın, umarım beğenirsiniz.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Bir zamanlar, yani develerin eğri boyunlu ve meyvelerin hala tatlı olduğu; şimşeğin şimşek, güneşin güneş bilindiği zamanlarda; anladınız işte, zamanın hala zaman olduğu zamanlarda, Geppetto adında yaşlı bir marangoz yaşarmış&#8230;</span></strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-197"></span><span style="color: #000000;">Geppetto&#8217;nun evi şirin bir kasabanın yakınlarında, insana huzur veren bir ormanın içindeymiş. Ormanın huzuruna diyeceği yokmuş ama bir yanıyla hep eksik hissediyormuş Geppetto: Yalnızmış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yalnızlık fenadır malumunuz; insanı hasta eder. Geppetto, kendisine arkadaşlık etmesi için bir kukla yapmış ve adını da Pinokyo koymuş. Masalın bu kısmına herkes aşina, o yüzden hızlı ilerliyorum. Pinokyo, sihirli bir ağaçtan yapıldığı için, bir gün canlanıvermiş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Körün istediği bir göz, Tanrı verdi iki göz. Geppetto artık arkadaşından da öte, oğlu biliyormuş Pinokyo&#8217;yu. Elinden geldiğince babalık etmeye çalışmış ona. Ama zaman geçtikçe Pinokyo&#8217;nun yegâne kusurunu, yani yalan söylediğini ve her yalan söylediğinde burnunun uzadığını fark etmiş Geppetto. Ve o zaman anlamış ki oğlunun doğruyu, yanlışı ayırt edebilmesi için okula gitmesi gerek.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Okula gitme fikri Pinokyo&#8217;nun hoşuna gittiyse de kısa sürede hayal kırıklığına dönüşmüş. Diğer çocuklar, insan olmadığı için onunla alay etmişler. Oyunlarına almamışlar. Orasını burasını çekiştirmişler. Gerisini anlatmayayım, çocukların bazen ne kadar zalim olabileceklerini bilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Zavallı Pinokyo&#8217;nun boynu bükülmüş. Okula gitmek artık hiç içinden gelmiyormuş. Böylece dersleri asmaya başlamış. Her sabah okula diyerek evden çıkıyor ve aylak aylak dolaşıyormuş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir süre sonra buna iyice alışmış. Hani neredeyse okulun yolunu bile unutmuş. Yakın bahçelerden meyve aşırmak, sapanla milletin camını kırmak ve aklınıza gelebilecek her türlü haylazlıkta ustalaşmış.  Ama bir gün eğlenceye öyle dalmış ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamamış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gün batmış, gece çökmüş. Ve Pinokyo, karanlıkta yolunu kaybetmiş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a href="http://konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konvansiyon.net/and-they-lived-happily-ever-after/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
