<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Konvansiyon &#187; Öykü</title>
	<atom:link href="http://konvansiyon.net/category/oyku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://konvansiyon.net</link>
	<description>Mitoloji, sanat ve biraz da hayat üzerine...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 20 Nov 2010 11:19:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Dead Of Night</title>
		<link>http://konvansiyon.net/dead-of-night/</link>
		<comments>http://konvansiyon.net/dead-of-night/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Nov 2010 11:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[B Film]]></category>
		<category><![CDATA[Dead Of Night]]></category>
		<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Rol Yapma Oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[RPG]]></category>
		<category><![CDATA[Steampower Publishing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://konvansiyon.net/?p=1043</guid>
		<description><![CDATA[B film ve korku sineması atmosferini masaüstünde yaşatmayı hedefleyen rol yapma oyunu Dead Of Night üzerine ayrıntılı izlenimlerim. Eser, Steampower Publishing'den Andrew Kenrick'in imzasını taşıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><a href="http://steampowerpublishing.files.wordpress.com/2010/04/werewolfsmall.jpg" target="_blank"><img class="alignright" style="margin-left: 20px;" title="Dead Of Night" src="http://steampowerpublishing.files.wordpress.com/2010/04/werewolfsmall.jpg?w=202&amp;h=300" alt="" width="202" height="298" /></a>Bunun ne kadar farkındasınız bilmem ama bağımsız kitap yayıncılığı, özellikle rol yapma oyunları alanında müthiş bir atılım gerçekleştiriyor. <a href="http://www.indiepressrevolution.com" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">Indie Press Revolution</span></strong></a> ya da <a href="http://www.rpgnow.com/" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">RPGNow</span></strong></a> gibi siteleri düzenli olarak takip edenler beni mutlaka onaylayacaktır ama bu yöne doğru biraz daha dikkat çekilmesinde yarar görüyorum. Ve sanırım bunun için elimden gelenin en iyisi, bu atılımın en yeni ürünlerinden <strong>Dead Of Night</strong> hakkında ayrıntılı bir inceleme yazmak olacak.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dead Of Night, <a href="http://steampowerpublishing.com" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">Steampower Publishing</span></strong></a>&#8216;den <strong>Andrew Kenrick</strong>&#8216;in imzasını taşıyor. Sistemin amacı, B Film ve korku sineması atmosferini masaüstünde yaşatabilmek. &#8220;Kamp ateşi çevresinde anlatılan ürpertici öykülerin hissini&#8221; ve ne kadar dalga geçsek de kopamadığımız film klişelerini canlandırma fikrine odaklanarak tasarlanmış. Bu türden filmlerin büyük bir hayranı olarak, oyunun derhal ilgimi çektiğini söyleyebilirim.<span id="more-1043"></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;">Önce Genel Bir Bakış</span></span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><a href="http://steampowerpublishing.files.wordpress.com/2010/04/unhallowed2.jpg" target="_blank"><img class="alignleft" style="margin-right: 20px;" title="Unhallowed" src="http://steampowerpublishing.files.wordpress.com/2010/04/unhallowed2.jpg?w=202&amp;h=300" alt="" width="202" height="300" /></a>Dead Of Night aslında 2005&#8242;ten beri var olan bir oyun. Ama yakın zaman önce köklü bir revizyondan geçmiş ve inceleme fırsatı bulduğum ikinci sürümü piyasaya sürülmüş. Bu ikinci sürüm için kitabın görsel tasarımını hazırlama görevi <strong>Paul Bourne</strong>&#8216;a verilmiş ki bunun çok doğru bir karar olduğunu, ön kapaktan arka kapağa dek, kitabın her yerinde görebiliyorsunuz. Kendisi gerçekten çok başarılı bir sanatçı. Kitabın genel mizanpajı yanında, temaya çok uygun, hayali film afişleri hazırlamış ve arzu edilen atmosferi çok iyi yansıtmış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Görsellerdeki bu yüksek kalite, kitabın bu işten gerçekten anlayan profesyonellerin elinden çıktığı izlenimini veriyor. Ve kitabın tamamını satır satır okuduktan sonra söyleyebilirim ki bu izlenim, daha derinlemesine bir incelemede de kaybolmuyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Çok sayıda masaüstü RPG sistemini inceleyenler bilir, bazen bir sistemin karmaşıklığı yanında bilgilerin sunumundan kaynaklanan belirsizlikler, oyunun kurallarını iyice anlaşılmaz hale getirebilir. Ancak Dead Of Night&#8217;ta bu durumla kesinlikle karşılaşmıyorsunuz. Oyunun tüm kuralları, son derece derli toplu sunulmuş. Gereken tüm bilgileri edinirken aklınızda hiç boşluk kalmıyor. Her bir kuralın olası kullanımları ve istisnaları hemen sunulmuş. Böylece hangi durumda nasıl bir yol izlemenin uygun olacağını kestirmekte zorlanmıyorsunuz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ayrıca, cinsiyeti bilinmeyen kişiler söz konusu olduğunda o kişiden, ilerici bir ön kabulle &#8220;<strong>She</strong>&#8221; zamirini kullanarak bahsetmeyi yeğlemişler ki bu tavrın desteğe layık olduğuna inanıyorum. Bağımsız yayıncılıkta buna sıklıkla rastlıyoruz ve bu tercihi çok olumlu buluyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;"><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;">Peki Ya Kurallar?</span></span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Öncelikle, bağımsız RPG&#8217;leri <strong>D&amp;D</strong>, <strong>Pathfinder</strong> ve <strong>WOD</strong> başta olmak üzere büyük sistemlerden ayıran temel unsurun kuralları olduğunu söyleyebiliriz. Büyük sistemler büyük çaplı epik maceralar ve gerçekçiliği andıran olasılık hesapları için kural setleri sunuyor. Buna karşılık bağımsız oyunlar -futbol tabiriyle haddini bilerek oynuyor- diyebiliriz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Genellikle dar bir alana/temaya odaklanıyor ve bu dar alandaki neredeyse tüm durumları kapsayacak, ana akımda kolay kolay görülemeyecek düzeyde ayrıntılı ve esprili bir yapı geliştiriyor. Bu alanın/temanın dışına çıkıldığında eksik kalabiliyorlar ama siz de farklı bir tema için farklı bir oyun/sistem alternatifi aramanız gerektiğini biliyorsunuz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Evet, Dead Of Night&#8217;ta karşılaştığımız durum da aynen budur. Sistem, B Film ve korku sineması türlerine gerçekten temas edebiliyor. &#8220;Karakter&#8221; teriminin, oyun jargonu içinde &#8220;<strong>Kurban</strong>&#8221; diye ifade edilmesi bunun bir örneği. Ama sanırım, bunun en çarpıcı sunumu, <strong>Survival Point</strong> mekaniğinde ortaya çıkıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Survival Point, pek çok RPG&#8217;den alışık olduğumuz <strong>Hit Point</strong>&#8216;in yanı sıra daha az sayıda RPG&#8217;de rastladığımız <strong>Sanity Point</strong> kavramlarını birleştiriyor. Ama bununla kalmıyor, kimi durumlarda aracınızdaki benzinin, yahut silahınızdaki merminin miktarı gibi unsurları ölçmekte kullanılabiliyor. Örnek vermek gerekirse, bir kurtadamla karşı karşıyaysanız ve elinizde 5 gümüş merminiz varsa bu durumu 5 Survival Point diye tanımlıyoruz. Burada somut bir akıl ya da beden sağlığı yerine insanın kurtadam karşısındaki kazanma ya da hayatta kalma şansına odaklanıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ya da <strong>Walking Dead</strong>&#8216;in ikinci bölümündeki meşhur zombi kamuflajı sahnesini düşünelim. Zombilerin arasında yürüyen karakterlerin üzerindeki zombi kokusunun miktarı, onların Survival Point&#8217;i olarak düşünülmeli. Yağmurla birlikte bunu kaybediyor ve canlarını zor kurtarıyorlardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Survival Point kısaca, öyküdeki rolünüzün sonuna ne kadar yaklaştığınızı ifade ediyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ancak Survival Point&#8217;ler aktif olarak da kullanılabiliyor. Yani belirli noktalarda bir Survival Point feda ederek çeşitli avantajlar elde edebiliyorsunuz. Örneğin karanlık bir ortamda &#8220;Şimdi hatırladım, benim çantamda bir el feneri olacaktı&#8221; dediğinizde, bir Survival Point harcayıp onu orada bulabiliyorsunuz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Söz konusu Survival Point&#8217;leri kazanmak olunca, Dead Of Night, B Filmlere gerçekten selam duruyor. <strong>Kural setine göre bir karakter kendisini yahut grubunu film klişelerine uygun olarak tehlikeye atması durumunda bir Survival Point kazanıyor.</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Elbette burada yer veremediğim çok sayıda Survival Point kazanma ve kaybetme yöntemi mevcut.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Survival Point&#8217;in yanı sıra oyun yöneticisinin gücünü sınırlayan ve ona yol gösteren <strong>Tension Point</strong>, karakterleri işleri batırmaya yöneltip daha bir eğlenceli hale getiren <strong>Bad Habits</strong> gibi unsurlarla Dead Of Night, çok sade ama işlediği temaya çok uygun bir yapı sunuyor. Kurallara çok hakim bir GM, oyuncuların bilmesi gereken her şeyi <strong>15-20 dk.</strong> içinde rahatlıkla anlatabilir. Karakter yaratımları da her oyuncu için <strong>15&#8242;er dakikayı</strong> geçmeyecektir. <strong>2 tane de 10&#8242;luk zarınız</strong> varsa tamamdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;">Nasıl Bir Oyun Deneyimi?</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oyuncuların canlarına kast eden bir katilin, hayaletin yahut canavarın da yaratımıyla, bir Dead Of Night seansına hızla başlamak mümkün. Odaklandığı türün klişelere ve kötü fikirlere dayanması sayesinde çok incelikle düşünülmüş orijinal buluşlara da ihtiyacınız olmuyor ve her bir seans için gereken hazırlık minimum düzeyde kalıyor. Böylece oyun buluşmaları, convention&#8217;lar başta olmak üzere, bir grup insanın tek seanslık oyunlar oynamak üzere toplandığı sosyal ortamlarda harika bir alternatif haline geliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Ayrıca, bir arkadaşınızın evinde 4-5 kişi toplandıysanız ve yapacak şey bulamıyorsanız, derhal bir Dead Of Night seansına başlayabilirsiniz ve geceniz epey eğlenceli geçebilir. <strong>Total Party Kill</strong> gibi, pek çok RPG&#8217;de kaçınılması tavsiye edilen bir durum, <strong>teen slasher</strong> türünün canlandırıldığı bir oyunda eğlence haline gelebiliyor. Zombiler tarafından ısırılıp kendisi de bir zombiye dönüşen oyuncunun masadan kalkması gerekmiyor. Zombi olarak oyuna devam edebiliyor. Ve Tension Point mekaniği, GM&#8217;e farklı anlarda nasıl bir atmosfer yaratması, senaryo ne zaman ve nasıl ilerletmesi gerektiği konusunda çok bağlayıcı olmayan ama kesinlikle faydalı önerilerde bulunuyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Dead Of Night sisteminin en iddialı olduğu konulardan biri bu hızlı yapısı. Ve kitabın neredeyse yarısında GM&#8217;lere bu açıdan yararlı olacak makalelere yer verilmiş. Bu noktada Andrew Kenrick&#8217;e çok sayıda oyun tasarımcısı, yazarı ve GM katılmış. Farklı insanların tarzlarını, önerilerini okuyarak kendinize uygun bir tarz yaratmanız mümkün. <strong>Toolbox Of Terror</strong> başlıklı bölümü, farklı canavar ve korku türlerinin oyunculara nasıl sunulması gerektiği konusunda, her türlü sisteme uyarlanabilir fikirler veriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;"><strong><span style="font-size: medium;"><span style="color: #000000;">Sonuç Olarak</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Henüz bir seans oynama/oynatma fırsatı bulamamış olsam da Dead Of Night&#8217;ın bir ürün olarak beni gayet tatmin ettiğini söyleyebilirim. Ödediğim parayı kesinlikle hak ettiğini hissettiren, harika bir kitap okudum. Yalnızca B Film klişelerini derledikleri liste bile insanı gülümsetmeye yetiyor. Ve evet, bunca sözün üzerine bu oyunu herkese tavsiye ediyorum. Bir zamanların VHS furyasına, o parazitli, cızır cızır kayıtlara çeşitli kanalların gece yarısı sonrası yayınladığı ipten kazıktan kopmuş filmlere özlem duyuyorsanız eğer, Dead Of Night&#8217;a mutlaka bir şans verin.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Oyunun 7 sayfalık PDF önizlemesine <a href="http://steampowerpublishing.files.wordpress.com/2010/06/don_preview.pdf" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şuradan</span></strong></a> ulaşabilirsiniz. Satın almak isteyenler de <a href="http://steampowerpublishing.com/shop-2/" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şöyle</span></strong></a> buyursunlar. Ayrıca, 2005 yılından sonra, oyunun ilk sürümü için çıkan ek senaryolar da PDF satış sistemlerinde bulunabiliyor. Onlara da göz atmanızı öneririm. Örneğin <strong>Night Of The Santa Claws</strong> adlı macera ücretsiz olarak <a href="http://www.rpgnow.com/product_info.php?products_id=29080&amp;it=1" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şuradan</span></strong></a> dağıtılıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">En kısa zamanda bir masa açabilirsek, onun raporunu da burada paylaşacağım. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler. Özgürlüğünden de kalitesinden de taviz vermeyen bu harikulade kültüre ilginizi biraz olsun çekebildiysem ne ala.</span></p>
<p><a href="http://konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konvansiyon.net/dead-of-night/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Görünmez El</title>
		<link>http://konvansiyon.net/gorunmez-el/</link>
		<comments>http://konvansiyon.net/gorunmez-el/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2009 17:23:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Keşif]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[bilim-kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Utku Tönel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[Bu öyküye, İnternet&#8217;te gezinirken, yazarı Utku Tönel&#8216;in Edebiy.at adlı blogunda rastladım ve okuduktan sonra derhal bir eleştiri, daha doğrusu yorum metni kaleme almam gerektiğini hissettim. Böylece hem öykünün tanıtımına yardımcı olabilirim, hem de çabalarının birileri tarafından ciddiyetle takip edildiğini göstererek, yazarı daha fazla ürün vermeye teşvik edebilirim diye düşündüm. Vakit kaybetmeden başlayalım&#8230; Görünmez El, uzun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify; "><a href="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/04/gorunmez-el.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-559" style="margin-left: 20px;" title="Görünmez El" src="http://www.konvansiyon.net/wp-content/uploads/2009/04/gorunmez-el.jpg" alt="Görünmez El" width="150" height="213" /></a></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Bu öyküye, İnternet&#8217;te gezinirken, yazarı </span><strong><span style="color: #000000;">Utku Tönel</span></strong><span style="color: #000000;">&#8216;in </span></span><a href="http://kendime.blogspot.com/" target="_blank"><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Edebiy.at</span></strong></span></a><span style="color: #000000;"> adlı blogunda rastladım ve okuduktan sonra derhal bir eleştiri, daha doğrusu yorum metni kaleme almam gerektiğini hissettim.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Böylece hem öykünün tanıtımına yardımcı olabilirim, hem de çabalarının birileri tarafından ciddiyetle takip edildiğini göstererek, yazarı daha fazla ürün vermeye teşvik edebilirim diye düşündüm.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Vakit kaybetmeden başlayalım&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Görünmez El</span></strong><span style="color: #000000;">, uzun yıllar boyunca taksicilik yapan kahramanımız Murat&#8217;ın emeklilik hakkını kazandığı gün başlıyor. Komşusu Ozan&#8217;ın ve gizemli bir hırsızın da eşliğinde okuru, geleceğin, hem de epey bir geleceğin İstabul&#8217;unda keşfe çıkarıyor.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span id="more-543"></span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Esasında tüm bilim-kurgu öykülerinin, insanları zaman ve/veya mekân boyutundaki bir sıçramayı keşfe davet ettiğini söylememiz mümkündür. Ve bunun için, atmosfer yaratma teknikleri baskın biçimde kullanılır.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Öyküde dikkatimi ilk çeken, yazarın bu alandaki başarısı oldu. Kurgulanan dünyaya geçmek için birkaç paragraf yeterliydi desem yeridir.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Sanırım bu başarıda ana etken, yerel kültürün öyküye itinayla yedirilmesi. Henüz okumayanlar için heyecanını kaçırmadan bazı ayrıntılar verelim. Görünmez El&#8217;in İstanbul&#8217;unda otomobiller, artık </span><strong><span style="color: #000000;">&#8220;hızır&#8221;</span></strong><span style="color: #000000;"> diye anılıyor. Uçabilen ve oldukça süratli bu araçların markaları da tanıdık: Murat, taksi olarak bir </span><strong><span style="color: #000000;">Anadol</span></strong><span style="color: #000000;"> modeli kullanıyor. </span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Otostopçunun Galaksi Rehberi&#8217;nde de benzerlerine rastladığımız </span><strong><span style="color: #000000;">&#8220;rüyamatik&#8221; </span></strong><span style="color: #000000;">gibi adlandırmalarla, nerede olduğumuzu ve çevremizi saran nesneleri kolayca algılayabiliyoruz. Yalnız, hızırların model numaraları dört değil, iki rakamlı olsa, sanırım biraz daha şık dururdu.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Aşinalık hissettiğimiz unsurlar bizi öyküye ısındırırken, sürpriz öğeleri de başarıyla kullanılmış. Murat&#8217;ın sabahın erken saatlerinde taşıdığı müşterisi, bunun iyi bir örneğiydi. Bundan fazlası da mevcut ama ayrıntının dozunu kaçırmaktan korkuyorum. Okuyun, görün.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Ancak öykünün en sonu, bilinçli mi bilinçsiz mi yapılmıştır emin değilim, kendisini bir yerden sonra hissettiriyor. Sonunda pek de şok olmuyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Peki, bu büyük bir sorun mu? Bence hayır çünkü şok etmek, <strong>Görünmez El</strong>&#8216;in öncelikli amacı değil. Bunun yerine yazar, öykünün her yanına serpiştirdiği göndermelerle ve sonlara doğru yoğunlaştırdığı fikirleriyle, aslında <strong>insana dair bir şeyler anlatmayı</strong> hedef seçmiş.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Ve bu noktada, bence hem övgüyü hem de uyarıyı hak ediyor.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Öncelikle, göndermeleri çok yerinde ve kararında buldum. Ayrıca, insanın ekonomi karşısındaki algısı ve hisleri de bana göre oldukça güzel tanımlanmış. Hırsızlarla sanatçılar arasındaki şu benzetmeyse gerçekten hoştu:</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">&#8230;her ikisi de görünüşte anarşisttir, ikisi de işlerini yaparken diğerlerine görünmemeye dikkat ederler, her ikisinin de zengin olmak isteyenleri sanat hırsızlığı yapar&#8230;</span></strong></span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Ancak bir konuda bazı uyarılarda bulunmam gerektiğini düşünüyorum: <strong>İrade</strong>&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Öykünün ana konusunu oluşturan bu olgu, öyle tartışma konusudur ki üzerinde incelikle düşünmelidir. Utku Tönel de bence gayet incelikle düşünmüş ve çoğunlukla katıldığım mesajlar vermiş. Ancak bunları ifade ederken kullandığı kimi cümleler, mesajın algılanmasında sorunlar yaratabilir. Örnek vermek gerekirse, </span><strong><span style="color: #000000;">&#8220;Özgür iradeleri yoktu demeyeceğim ama belli ki ondan vazgeçtiler&#8221;</span></strong><span style="color: #000000;"> cümlesi (s.16), kimi zihinlerde çok yanlış anlaşılmaya açık. Ve belki de fikirlerin doğrudan söylenmesi yerine göndermelerde olduğu gibi satır aralarına gizlenmesi daha iyi bir yöntem olabilir.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Daha somut bir alana geçiş yapalım.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkçeyi çok özenli kullandığı için yazara teşekkür etmeyi borç biliyorum. Kendisi dile hakim olduğu kadar hassas da davranmış. Bu açıdan, öykü benden tam puan alıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Bir de anlatıcı kişi kipindeki geçişler konusuna sanırım değinmeliyim.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Yazarın, anlatı tekniklerini geliştirmek adına böyle bir deneme yapmasını çok yararlı buldum. Her zaman için daha iyisi aranmalı ve sınırlar zorlanmalıdır. Ancak bu denemenin çok başarılı sonuç verdiğini söyleyemiyorum. Sorunu tarif etmekte zorlansam da bu geçişler sırasında bir şeylerin kulağımı tırmaladığını fark ettim. Cesaret kırmayı asla istemem. Bence bu yöntem üzerindeki araştırmaları ve çabaları devam etmelidir ama yazarın hedefi, bu kulak tırmalamasını ortadan kaldırmak ya da en azından hafifletmek olmalıdır.</span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Diyaloglardaysa sıradışı bir uygulamaya gidilmemiş. Ama oldukça akıcı bir düzey yakalandığını kendi adıma söyleyebilirim. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Toparlamak gerekirse&#8230;</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Kitap evlerinin raflarına göz gezdirirken neredeyse hiç rastlamasak da, İnternet&#8217;te amatörler, bu ülkeye ait bir bilim-kurgu edebiyatı geliştirmek üzere, kanımca çok saygın bir çaba sarf ediyorlar. Ve ben de bu çabalara elimden geldiğince katkıda bulunabilmek istiyorum.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;">Üretime doğrudan katılan insan sayısı, her ne kadar istediğimiz düzeye ulaşmadıysa da gittikçe artıyor ve e-dergilerin sayfalarını beslemeye şimdilik yeterli. Ancak dolaylı yardımlarda bulunan, yazar adaylarına know-how ve eleştiriyle destek verenlerin sayısı yok denecek kadar az.</span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #000000;">Utku Tönel</span></strong><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">&#8216;e ve </span><strong><span style="color: #000000;">Görünmez El</span></strong><span style="color: #000000;">&#8216;e, naçizane yorumlarımla biraz olsun omuz verebildiysem ne mutlu. Sonuç olarak, yayın evi sahibi olsam, kendisine sözleşme önermeyi ciddi ciddi düşünürdüm.</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify; "><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Öykünün PDF biçimindeki tam metnine </span><a href="http://kendime.blogspot.com/2008/06/ekitap-grnmez-el.html" target="_blank"><strong><span style="color: #000000;">şuradan</span></strong></a><span style="color: #000000;"> ulaşabilirsiniz.</span></span></span></p>
<p><a href="http://konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konvansiyon.net/gorunmez-el/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>And they lived happily ever after&#8230;</title>
		<link>http://konvansiyon.net/and-they-lived-happily-ever-after/</link>
		<comments>http://konvansiyon.net/and-they-lived-happily-ever-after/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2009 01:11:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mitoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<category><![CDATA[Canavar]]></category>
		<category><![CDATA[Geppetto]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel ve Çirkin]]></category>
		<category><![CDATA[Kibritçi Kız]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>
		<category><![CDATA[peri]]></category>
		<category><![CDATA[Pinokyo]]></category>
		<category><![CDATA[Rapunzel]]></category>
		<category><![CDATA[Shrek]]></category>
		<category><![CDATA[Uyuyan Güzel]]></category>
		<category><![CDATA[Yalancı Çoban]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.konvansiyon.net/?p=197</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Birkaç yıl önce bitirme projem için küçük bir öykü yazmıştım. Başrolünde Pinokyo vardı ve Shrek serisinde olduğu gibi, alternatif bir akışla, bilinen pek çok masal kahramanını bir araya getiriyordu. Shrek kadar güldürü ağırlıklı değildi ama bir bakıma eğlenceli buluyordum. Zaman içinde bu öyküye daha da kanım ısındı. Ve geçenlerde tembelliğimi yenip metni elden geçirdim. Biraz tamirat ve biraz süslemeyle her şey güzelleşebiliyor. Siz de bir bakın, umarım beğenirsiniz.</p>

<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir zamanlar, yani develerin eğri boyunlu ve meyvelerin hala tatlı olduğu; şimşeğin şimşek, güneşin güneş bilindiği zamanlarda; anladınız işte, zamanın hala zaman olduğu zamanlarda, Geppetto adında yaşlı bir marangoz yaşarmış...</strong></p>
</blockquote>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Birkaç yıl önce bitirme projem için küçük bir öykü yazmıştım. Başrolünde Pinokyo vardı ve Shrek serisinde olduğu gibi, alternatif bir akışla, bilinen pek çok masal kahramanını bir araya getiriyordu. Shrek kadar güldürü ağırlıklı değildi ama bir bakıma eğlenceli buluyordum. Zaman içinde bu öyküye daha da kanım ısındı. Ve geçenlerde tembelliğimi yenip metni elden geçirdim. Biraz tamirat ve biraz süslemeyle her şey güzelleşebiliyor. Siz de bir bakın, umarım beğenirsiniz.</span></p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #000000;">Bir zamanlar, yani develerin eğri boyunlu ve meyvelerin hala tatlı olduğu; şimşeğin şimşek, güneşin güneş bilindiği zamanlarda; anladınız işte, zamanın hala zaman olduğu zamanlarda, Geppetto adında yaşlı bir marangoz yaşarmış&#8230;</span></strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span id="more-197"></span><span style="color: #000000;">Geppetto&#8217;nun evi şirin bir kasabanın yakınlarında, insana huzur veren bir ormanın içindeymiş. Ormanın huzuruna diyeceği yokmuş ama bir yanıyla hep eksik hissediyormuş Geppetto: Yalnızmış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yalnızlık fenadır malumunuz; insanı hasta eder. Geppetto, kendisine arkadaşlık etmesi için bir kukla yapmış ve adını da Pinokyo koymuş. Masalın bu kısmına herkes aşina, o yüzden hızlı ilerliyorum. Pinokyo, sihirli bir ağaçtan yapıldığı için, bir gün canlanıvermiş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Körün istediği bir göz, Tanrı verdi iki göz. Geppetto artık arkadaşından da öte, oğlu biliyormuş Pinokyo&#8217;yu. Elinden geldiğince babalık etmeye çalışmış ona. Ama zaman geçtikçe Pinokyo&#8217;nun yegâne kusurunu, yani yalan söylediğini ve her yalan söylediğinde burnunun uzadığını fark etmiş Geppetto. Ve o zaman anlamış ki oğlunun doğruyu, yanlışı ayırt edebilmesi için okula gitmesi gerek.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Okula gitme fikri Pinokyo&#8217;nun hoşuna gittiyse de kısa sürede hayal kırıklığına dönüşmüş. Diğer çocuklar, insan olmadığı için onunla alay etmişler. Oyunlarına almamışlar. Orasını burasını çekiştirmişler. Gerisini anlatmayayım, çocukların bazen ne kadar zalim olabileceklerini bilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Zavallı Pinokyo&#8217;nun boynu bükülmüş. Okula gitmek artık hiç içinden gelmiyormuş. Böylece dersleri asmaya başlamış. Her sabah okula diyerek evden çıkıyor ve aylak aylak dolaşıyormuş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Bir süre sonra buna iyice alışmış. Hani neredeyse okulun yolunu bile unutmuş. Yakın bahçelerden meyve aşırmak, sapanla milletin camını kırmak ve aklınıza gelebilecek her türlü haylazlıkta ustalaşmış.  Ama bir gün eğlenceye öyle dalmış ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamamış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Gün batmış, gece çökmüş. Ve Pinokyo, karanlıkta yolunu kaybetmiş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;">
<p><a href="http://konvansiyon.net">Konvansiyon</a>.</p>.]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://konvansiyon.net/and-they-lived-happily-ever-after/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

