'Keşif' Kategorisi Arşivi

Geek Kültürü

Geek kültürü, dünyada hızla yükselen ve her gün daha çok insanı bünyesine katan bir kültür. Geçmişte hiç olmadığı kadar görünür hale gelmeye, varlığını ve ağırlığını hissettirmeye başladı. Big Bang Theory gibi, dünyanın pek çok ülkesinde ilgiyle izlenen bir dizi, bütünüyle bu kültüre adanmış durumda. Amerikan Savunma Bakanlığı’nın raporlarında bu insanların geliştirdiği kültürden ve çalışma alışkanlıklarından faydalanılması gerektiğine ilişkin tespitler yer alıyor.

Böyle bir fenomen, elbette akademik çevrelerin de ilgisini çekiyor. Danimarkalı araştırmacı Lars Konzack, konuyla ilgili bir makale yayınlamış. Ben de bunu Türkçeye çevirip, İngilizcesi zayıf insanların da kaynaktan faydalanmasına yardımcı olmak istedim.

Yalnız altını çizmem gerekir ki makalenin tamamına katılıyor değilim. Ayrıca bazı eksikleri olduğunu da düşünüyorum. Ancak kabul etmek gerekir ki her araştırma zaten bir ölçüde eksiktir. Ve geek/nerd kültürü araştırmaları, henüz oldukça bakir bir alandır. Dolayısıyla bu aşamadaki bazı sıkıntılara ılımlı yaklaşmak gerekir.

Ama konunun ciddiyetle ele alınması ve sağlıklı bir şekilde tartışılmasından yanayım. Bu açıdan bakınca, bizlere bir başlangıç olanağı veren bu tip çalışmalara ve sahiplerine teşekkür etme gereği duyuyorum.

Sözün kısası, top artık okurdadır. Makalenin orijinaline buradan, benim yaptığım çeviriyeyse şuradan ulaşabilirsiniz. Lars Konzack’ın blogu da şuradadır. Sağ sütunda ilgi çekici başka makaleler de var. Bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Görünmez El

Görünmez El

Bu öyküye, İnternet’te gezinirken, yazarı Utku Tönel‘in Edebiy.at adlı blogunda rastladım ve okuduktan sonra derhal bir eleştiri, daha doğrusu yorum metni kaleme almam gerektiğini hissettim.

Böylece hem öykünün tanıtımına yardımcı olabilirim, hem de çabalarının birileri tarafından ciddiyetle takip edildiğini göstererek, yazarı daha fazla ürün vermeye teşvik edebilirim diye düşündüm.

Vakit kaybetmeden başlayalım…

Görünmez El, uzun yıllar boyunca taksicilik yapan kahramanımız Murat’ın emeklilik hakkını kazandığı gün başlıyor. Komşusu Ozan’ın ve gizemli bir hırsızın da eşliğinde okuru, geleceğin, hem de epey bir geleceğin İstabul’unda keşfe çıkarıyor.

Devamı…

Fantazya ve Bilim-Kurgu Yazarları İçin Kaynak

Türkiye’de fantazya ya da bilim-kurgu temalı yaratıcı yazarlığa yakınlık hisseden insanlar için ne yazık ki ciddi boyutlarda kaynak sıkıntısı mevcut. Bu alanda çalışma yapmak isteyen insanların büyük çoğunluğunun İngilizceye hakim olması bir avantajsa da, araştırma merakımızın çocukluktan itibaren eksik bırakılması, yabancı kaynaklara ulaşmak noktasında isteksizliğe ve eylemsizliğe neden oluyor.

İşte bu ve bunun gibi sorunların bir parça olsun üstesinden gelebilmek için Konvansiyon bünyesinde, okuma önerilerinin ötesine geçen, hazır kaynaklara yer vermek istiyorum. Ve bu amaçla, çok değerli bir çaba olarak gördüğüm, Patricia C. Wrede’nin, Fantasy Worldbuilding Questions adlı belgesini Türkçe’ye çevirmekteyim.

Konuyla ilgilenenleri, proje ana sayfasına davet ediyorum. Bundan mutlaka faydalanın.

Otuz Altı Dramatik Durum

Gozzi, dünyada yalnızca otuz altı dramatik durum olabileceğini iddia ediyordu. Schiller, daha fazlasını bulabilmek için büyük acılar çekti ama Gozzi kadarını bile bulamadı.

Goethe

Yazar Georges Polti, kitabına işte bu kışkırtıcı alıntıyla başlıyor. Çoğumuz böyle bir saptama karşısında harekete geçme eğilimi duyabilir ve elimize kağıdı kalemi alıp, bir liste çıkarmaya başlayabiliriz. Ama sözü söyleyenin Goethe gibi, gerçek bir hayal gücü üstadı olması, insanın cesaretini kırıyor.

Konvansiyon’u ileri düzey okumaları teşvik amaçlı bir blog olarak tasarladıysam da, kitabın tanıtımına girişmeden evvel, “dramatik durum” kavramına kısaca değinmeden edemeyeceğim. Zira yeni başlayanların da konuya hepten yabancılaşmasını istemiyorum.

Devamı…

Sanat, İletişim ve İktidar

Sanat, İletişim ve İktidar

Üniversitedeki bir hocam okumamız için önermese bu kitap muhtemelen dikkatimi hiç çekmezdi. 1982 yılında az sayıda basılmış, sonrasında da devamı gelmemiş. Üstelik, konularını işleyiş biçimiyle ancak akademisyenlere ya da medyanın işleyişiyle ilgili kimselere hitap edebilecek bir kitap. Bu nedenle, çok satanlar listelerinde yer alabilmesi mümkün değil.

Fakat yazarına bakınca insanın bir kaşı kalkıveriyor: Ertuğrul Özkök. Evet, bildiğiniz Ertuğrul Özkök.

Bazı kitapları derinlemesine okumaya çalışıyorum. Anlamlı bulduğum tüm saptamaları not alıyor ve bunların her biri için uzun ya da kısa yorumlar yapıyorum. Bu kitabı tamamladığımda elimde 25 sayfa uzunluğunda not birikmişti. Bakın, neden.

Devamı…